Aslına bakarsan unuttum seni… ne içimde o büyük hasret var ne de o koca özlem duygusu.. gözlerini bile unuttum sayılır. Hele gülüşün o hiç gelmiyor...
İçimi kemiren bir duygu var... Sebebini bilmediğim bir yalnızlık duygusu,sebebini bilmediğim bir huzursuzluk...Önceden sadece geceleri ağlardım,artık gündüzde ağlıyorum.Eskiden sadece kendime kızardım,şimdi her şeye kızıyorum. Farkında...
Hadi duysana sesimi, hani duyardın sana seslenişimi, çok mu uzaktasın, çok mu kalabalıklardasın, o dağlar çok mu yüksek? tırmanılmaz mı? O denizler çok mi engin...
Yerimden kalkacak gücü bulursam; geleceğin yöne koşmayı düşlüyorum. Dizlerim, düşlerim kadar hızlı değil. Yari yalpa yürüyorum. Yürüdükçe gölgem ardımda uzuyor. eylül güneşinin ılık ışığı son...
Sana gitme diyemediğim zaman; gözlerine baktım ağlamaklı ve çaresizce. Belki anlar anlar da gitmez diyen bir umutla. Ellerin kayarken ellerimden yavaşça seni seviyorum dedim sessizce...
Görmediğimden değil... Yanımda olsan yine özlerdim.. Ve bil ki bu kadar sevmem senden değil Gitsen benden.. Ben gidişini bile severim.. Aramızda hep aynı fark.. Sen...
Ah yar… içimde öyle bir acı var ki şimdi. Seni düşünüyorum her zaman ki gibi. Neden diyorum neden böyle oldu.. bilmiyorum ki yar. Kafam...